Haber Detayı
04 Haziran 2021 - Cuma 10:31 Bu haber 1070 kez okundu
 
Ali Büyükasar, CİNE5TV Spor servisine birbirinden önemli açıklamalarda bulundu.
Başarılı yöneticilik kariyeriyle, son dönemin dikkat çeken spor yöneticilerinden olan Ali Büyükasar, CİNE5TV Spor servisine birbirinden önemli açıklamalarda bulundu. Türk Futbolunun merak edilen konularını kamuoyu ile paylaştı. Biz sorduk, Ali Büyükasar içtenlikle cevapladı...  
Magazin Haberi
Ali Büyükasar, CİNE5TV Spor servisine birbirinden önemli açıklamalarda bulundu.

 
“ÜLKE FUTBOLU GERİYE GİDİYOR...” 
Türkiye’de en çok takip edilen spor branşı şüphesiz futboldur. Her yıl milyonlarca insan maçları gerek TV ekranlarından gerekse canlı olarak stadlarda takip ediyor. Üzülerek görüyoruz ki; son yıllarda en üst seviye olan Süper Ligimiz dahil tüm liglerimizde kalite oldukça düşmüş durumda. Bunun temel sebebi ekonomik problem olmakla birlikte, kulüplerdeki yönetsel faaliyetlerin yeterince yapılamaması belki de profesyonellikten uzak olması diyebiliriz. Futbola bu kadar yatırım yapan az ülke vardır. Ancak alınan her türlü tedbir ve yaptırım lafta kalıyor. TFF'nin, Türk futbolunun sorunlarına bakış açısı ne yazık ki, kısa vadeli ve günü kurtarmaya yöneliktir. Bu nedenlerle, günü kurtaran kısa vadeli çözümler yerine, yapısalcı çözümlerin peşinden koşuyor olmalıyız ki, sürdürülebilir bir yapıya ve kalıcı bir başarıya ulaşalım.

“KULÜPLER EKONOMİK OLARAK YOLUN SONUNA GELMİŞ DURUMDA”
Şu anda üstesinden gelinmesi gereken en önemli sorun futbol kulüplerimizin çarpık mali tablosudur. Bilhassa amatör zihniyetin hakim olduğu alt liglerdeki kulüplerimizin doğru ve gerçekçi hedefler doğrultusunda yönetildiğini söylemek, ne yazık ki mümkün değildir. Kulüplerimizin gelirleriyle giderleri arasında büyük bir fark var. Futbol kulüplerinin gelirleri; maç gelirleri, ticari gelirler ve yayın gelirleri olarak üç ana başlığa ayrılmaktadır. Pandemi döneminde tüm bu gelirlerde dramatik bir düşüş görmekteyiz. Seyircilerin olmadığı bir ortamda önce reklam ve sponsor şirketleri, ardından ise yayıncı kuruluş yaptıkları yatırımları yarı yarıya azaltmış durumda. Bunun dışında, seyircinin olmadığı müsabakalarda ürün satışını da dahil olmak üzere kulüplerin ticari gelirlerinde büyük miktarda azalma meydana gelmiştir. Kulüpler borç içinde ve borcun günden güne büyümekte olduğunu görüyoruz. Neredeyse hiç bir kulübümüz denk bütçe ile yönetilmiyor. Bu sebeple asırlık camialar borç batağına saplanarak ya amatör liglere düştü ya da anonim şirket olarak şahıslara satılmış durumdadır. Türk futbolunda bu bilançolar ile uzun vadede yola devam etme imkanı kesinlikle yoktur.

“CİDDİ TEDBİRLER ACİLEN ALINMALI”
Gelir ve sürdürülebilir bir borçlanma  dengesinin oluşturulmasına, tasarruf sağlayıcı önlemlerin uygulanmasına yönelik bir çalışmaya ve gelecek için planlama yapılmasının zaruri olduğu kanaatindeyim. Kulüpler personel sayıları minimum yüzde 25 oranında azaltılmalıdır. Yüksek maaşlara profesyoneller alınmamalıdır. Personel için pozisyonu ne olursa olsun tavan maaş ücretleri belirlenmeli ve bu ücretin üzerine çıkılmamalıdır. Yüksek sabit maaşlardan ziyade başarı esaslı sözleşmeler  yapılmalıdır. Özellikle takımlardaki giderler mümkün olduğunca kısılmalıdır. Şampiyonluk, Avrupa kupalarına katılım veya ligine göre play-off hedeflerine ekstra primler verilerek oyuncu ve teknik heyet hatta kulüp personeli teşvik edilmelidir. Gelir getirici sponsorluklara önem verilmelidir.

“TESİSLEŞME İÇİN YEREL YÖNETİMLERLE İŞBİRLİĞİ ŞART.”
Her spor kulübü modern bir stadyum, antrenman sahaları ve altyapı tesisleri olmasını ister. Bunların maddiyatla alakası var. Maddi gücünüz çok olmadığı zaman bu tip tesisleşmeyi, bırakın 2. lig, 1. lig takımlarını Süper Lig takımları bile yapamamaktadır. Burada da devletimizin, belediyelerin, mülki idare amirlerimizin desteği gerekmektedir. Bir çok spor kulübümüzün eskimiş stadyumları lokasyon olarak şehir merkezlerinde ve değerli yerlerde ancak kullanım ömürlerini tamamlamış durumdadır. Bu değerli arazilarin kullanım hakları kulüpler eliyle devletin ilgili bölümlerine iade edilmeli; karşılığında yetkili merciilerin uygun göreceği bir bölgede yeni tesisler inşa edilmelidir. Bu tesisleşme olayları sadece yönetim kurulu ve başkanların öncülüğünde olacak bir iş değildir. Devlet büyüklerinin ve yetkili mercilerin kulüplerimize yardım etmesi lazım. Yerel Belediyeler, Büyükşehir Belediyeleri ile Gençlik ve Spor Bakanlığımızın da destekleri ile Türk futbolunda tesisleşme devrimi yaşanılabilir.
 
“TÜRK FUTBOLUNUN ÜVEY EVLATLARI ALT LİGLER”
Türk futbolunda gözardı edilmiş, unutulmuş ve “üvey evlat” konumunda yaşamlarını sürdürme savaşı veren alt liglerimizden yıllardır yakından takip ettiğim bir konudur. Malesef neredeyse tüm futbolseverlerin gözü Süperlig’e takılmış durumda. Zira her yıl milyonluk bütçeleri ile boy gösteren ancak Avrupa kupalarında boyunun ölçüsünü alan büyük takımlarımızı herkes iyi derecede biliyor ve takip ediyor. Alt liglerimizde ki kulüplerimiz borç batağında ve tek gelir kaynakları Spor TOTO gelirleri ile TFF Sponsorluk gelirleri. Birde kulüp başkanlarının ve yöneticilerinin yaptığı bağışlar. İçlerinde şanslı olanlar; belediye ve devlet destekli olarak üst liglere çıkabiliyor. TFF derhal alt liglerde oynayan takımlara gelir oluşturma projeleri hayata geçirmelidir. Böyle devam ederse birçok takım transfer yapamayacağı gibi transfer yasağı alacak ve daha kötü günler yaşayacaktır. Gelişim ve değişim tabandan-tavana olmalıdır ki kalıcı olsun. Avrupa’da ses getirecek başarıları kalıcı olarak istiyorsak buna TFF 2.Lig, 3.Lig ve Bölgesel Amatör Liglerimizi geliştirerek başlamalıyız. Futbolda gelir dağılımı adaletli sağlanmadığı için 100 yıllık kulüpler malesef bugün amatör kümede oynuyor.
 
KULÜPLER TEKNİK DİREKTÖR DEĞİŞTİRME HASTALIĞINA” SON VERMELİDİR
 
Türk futbolunun bir başka önemli hastalığı yıl içerisinde durmadan değiştirilen teknik ekiplerdir. Şayet belli bir plan ve araştırma sonucu bir teknik ekipte karar kılındıysa başarı uzun vadede düşünülmelidir. Sene sonu sportif başarıya bakılmaksızın istikrarın devamı açısından teknik ekipler kesinlikle takımda kalmalı ve en az iki sezon sabredilmelidir. Belli bir isme ve ekibe güvenilmeli sonuna kadar arkasında durulmalıdır. İş ehline teslim edilmeli, kulüpler futbol yönetiminde kurumsallaşmalıdır.
 

İYİ BİR BAŞKAN VE YÖNETİM KURULU BAŞARININ ANAHTARIDIR...
 
Kuluplerin bilinçsizce para harcaması ve taraftarlara populizm yaparak transfer harcamasında ödeyemeyecegi rakamların altına imza atması asırlık kulüpleri kapanma noktasına getirdi. Populizm ve şov peşinde olanlar bugün amatör liglerde oynuyor. Maddi manevi gücü olmayan ve ekonomik katkıda bulunamayacak kişilerden oluşan yönetimlerin; kulüpleri başarıya götürme şansı yok. Vizyonlu insanların ve bilhassa genç insanların sayısı artmalı. Proje üreten, reklam getirebilen ve ekonomik gücü yüksek yönetim kurulları oluşturulmalı. Kurumsallık ve kalıcı başarı iyi kadrolaşmaktan geçiyor. Kulüplerin menfaatlerini her platformda savunmak ve geleceklerini tehdit eden mali sorunların aşılması için projeler üretmek yönetimlerin en büyük sorumluluğudur.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Ali, Büyükasar,, CİNE5TV, Spor, servisine, birbirinden, önemli, açıklamalarda, bulundu., ,
Yorumlar
Haber Yazılımı
istanbul escort istanbul escort